Skip links
Bel Ağrısı Neden Olur? Tedavi Seçenekleri Nelerdir? | Uzm. Fizyoterapist Onur Seyrek

Bel Ağrısı Neden Olur? Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Bel Ağrısı Neden Olur? Tedavi Seçenekleri Nelerdir? | Uzm. Fizyoterapist Onur Seyrek

Bu bel ağrısı ve tedavisi yazısında “Neden bel ağrısı olur?” ve bel ağrısı tedavisi ile ilgili detaylıca bilgi edineceksiniz. Çay alıp gelirseniz iyi olur. Kapsamlı bir yazı olacak. 

Genel bir bilgi olarak, insanların yaklaşık %80’i hayatlarının bir döneminde bel ağrısı şikayeti yaşıyor. Ancak, nadiren bu durum kötü bir sebepten kaynaklanıyor. Bel ağrısı yaşayanların %10 ile %30’u önemli ölçüde sıkıntı çekiyor. Bu kişiler günlük yaşamlarını sürdürmekte zorlanıyor ve yaşam kaliteleri olumsuz yönde etkileniyor. Üstelik, bel ağrısı sadece yaşayanı değil, sosyal çevresini de etkiliyor.

Bel Ağrısı Hakkında 5 Gerçek

Bel ağrısı; bel kaslarındaki gerginlik, disk problemleri, hareketsiz yaşam tarzı veya stres gibi psikolojik faktörlerden kaynaklanabilir. Hastaların %90-95’inde bel ağrısı belirli bir yapısal hasara dayanmaz ve çoğu vaka birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir. Tedavide fizik tedavi, egzersiz ve günlük yaşama erken dönüş en etkili yaklaşımlardır.

“Neden bel ağrısı olur?” sorusunu cevaplamadan önce, özet niteliğinde olan 5 maddeden bahsetmem gerek:

  1. Bel bölgesi vücudun en dayanıklı yerlerinden bir tanesidir.
  2. Bel ağrısı nadiren ciddi bir yapısal sorundan (doku hasarı) kaynaklanır.
  3. Genel olarak, kaliteli uyku, sağlıklı beslenme ve düzenli hareket veya egzersiz bel ağrısına iyi gelir.
  4. Bel ağrısı, yaşlandıkça “kalıcı” hale gelmez ve üçüncü maddedeki öneri her yaşta geçerlidir.
  5. Bel ağrısında dinlenmek çoğunlukla iyi gelmez. Hareket ve egzersiz bel bölgesini daha dirençli hale getireceği gibi ağrıları da azaltır.

Bel ağrısının nedenleri çoğu zaman sandığımızdan daha basittir. Bel kaslarında biriken gerginlik, uzun süre hareketsiz kalmak veya ani bir zorlanma, ağrısına neden olan en yaygın mekanik faktörler arasında yer alır.

Bu tür ağrılar genellikle kısa sürelidir ve büyük çoğunluğu birkaç hafta içinde kendiliğinden geçer. Bel ağrısının nedenleri arasında ciddi bir patoloji olasılığı oldukça düşük olduğundan, panik yapmadan günlük yaşama devam etmek en doğru yaklaşımdır.

Bel Ağrısının Tipleri Nelerdir?

Bel ağrıları hem süre hem de sebep bakımından sınıflandırılabilir. Süre bazındaki sınıflandırmada, başlangıçtan 3 aya kadar akut bel ağrısı, 3-6 aydan daha uzun süren durumlara ise kronik bel ağrısı (ısrarcı bel ağrısı) denilmektedir.

Kaynaklandığı sebebe göre ise bel ağrıları “Spesifik Bel Ağrısı” ve “Spesifik Olmayan Bel Ağrısı” şeklinde ikiye ayrılır.

Spesifik Bel Ağrısı

İsmi sizi korkutmasın. Spesifik kelimesinin Türkçe çevirisi “belli, belirli” anlamına geliyor. İyi haber şu ki spesifik bel ağrıları nadir görülüyor.

Bel ağrısı olan hastaların %1-5’i kanser, enfeksiyon, kırık, fıtık veya ankilozan spondilit gibi romatizmal inflamatuar hastalıklardan kaynaklanan bel ağrısı yaşıyor. Ek olarak, bu sınıflandırma içinde böbrek, barsak ve mesane gibi iç organlardan kaynaklanan bel ağrıları da yer alabiliyor. 

Spesifik Olmayan Bel Ağrısı

Bel ağrısı olan hastaların %90-95’inde spesifik olmayan bel ağrısı vardır. Başka bir deyişle, belirli bir patolojiye dayanmayan bel ağrısı. 

Bazı bel ağrıları vücut direncinin olumsuz etkilendiği zamanlarda üstüne eklenen bel zorlanmasıyla oluşabilir. Vücut direncini olumsuz etkileyen durumlar arasında bitkin, yorgun, stresli, gergin, üzgün olmak gibi psikososyal sebepler olduğu gibi yeteri kadar dinlenmiyor olmak, aşırı aktif veya aşırı hareketsiz olmak da yer alıyor. 

Bazı bel ağrıları da herhangi bir bel zorlanması veya mekanik etkiler görülmeden gelişebilmektedir. Tek başına üzüntü, yorgunluk, hareketsizlik ve stres gibi sebepler nasıl baş ağrısı yapıyorsa, bel ağrısına da sebep olabilir.

Her ne kadar ani sıkıntılar yaratsalar, hareketleri engelleseler ve korkutucu gözükseler de spesifik olmayan bel ağrıları çoğunlukla birkaç hafta içinde kendi kendine rahatlayacaktır.

Bel ağrısı tedavisinde fizik tedavi ve egzersiz yapmak, en güçlü bilimsel kanıta sahip yöntemler arasındadır. Düzenli egzersizler yapmak, bel kaslarını güçlendirerek omurgayı daha iyi destekler ve ağrıların tekrarlamasını önler.

Ağrıları genellikle şiddetlendiren şey hareketsizliktir; bu yüzden ağrı geçene kadar bekleme yerine kontrollü hareketle devam etmek çok daha etkilidir.

Bel Ağrısı İçin MR Çekilir Mi?

Spesifik bel ağrısı şüphesi haricinde bel ağrısı için MR ve diğer görüntüleme yöntemleri (röntgen, tomografi vb.) ÖNERİLMEMEKTEDİR. MR ve benzeri görüntüleme yöntemlerinde önemli bir sorun ortaya çıkıyor. Bel ağrısı OLMAYAN kişilerde %80’e varan oranlarda disk dejenerasyonu ve %50-60 oranında bulging (fıtık başlangıcı) görülmektedir. Bu değişiklikler, aynı yüzün kırışması gibi yaşa bağlı normal değişikliklerdir. Bel ağrısına işaret etmezler. Hatta bel ağrısı hissettiğinizde çektirilen MR’lar ağrıyı daha kötü hale getirebilir.

Belki ağrınız sadece denk geldi.

Kendi başına bıraktığınızda zaten 2-3 hafta içinde geçecek bir bel ağrısı için MR istendiğini düşünelim. Yaşa bağlı normal değişiklikler olarak görülebilecek fıtık başlangıcı veya disk dejenerasyonu da MR’da görülsün. Bunlar size kaygı uyandıracak şekilde ifade edilmişse daha korumacı olup belinizi ve vücudunuzu daha hareketsiz bırakacak veya endişeye kapılıp algıladığınız ağrının şiddetini arttırmanıza sebep olacaktır. Bir başka konu da çektirdiğiniz MR’dan ne kadar öncesinden beri ftık veya disk dejenerasyonunun var olduğunun anlaşılamaması. Belki 3 senedir vardı. Belki ağrınız sadece denk geldi.

Spesifik Bel Ağrısı İçin Ne Yapabilirim?

Her şeyden önce size uygun en doğru bilgiyi başvurduğunuz hekimden ve fizyoterapistten alabilirsiniz. Hekime ve fizyoterapiste danıştığınızda şu soruları sorduğunuzdan emin olun:

  1. Bel ağrısıyla ilgili en iyi kanıta dayalı tedavi yöntemleri nelerdir?
  2. Bel ağrısı tedavisinde farklı yöntemlerin faydaları ve riskleri nelerdir?
  3. Bel ağrısı tedavisinde hekimin veya fizyoterapistin yapması gerekenler nelerdir?
  4. Hasta olarak sizin sorumluluklarınız ve yapmanız gerekenler nelerdir?
  5. Bel ağrısı için hiçbir tedavi almazsanız ne olur? 
  6. Bel ağrısı tedavisi yöntemlerinin ücretleri nelerdir?

Kanser veya romatizmal hastalıklar gibi ek durumları bir kenara koyup ortopedik birkaç problemlerde sorulardan birkaç tanesini cevaplayabilirim:

Belde bir travmaya bağlı kırık oluşmuşsa bir kemik iyileşmesi 6-8 hafta sürmektedir. Bu süreçte aktivite seviyesinin kontrol altında tutulması gerekir. Ancak, diyabet, obezite ve romatizmal rahatsızlıklar gibi ek bir durum varsa başka tedavi seçeneklerine başvurmak durumunda kalınabilir.

Akut gelişmiş bir disk protrüzyonu varsa ve sinire bası yapıyorsa şiddetli bir ağrı kaynağı olabilir. Her ne kadar bel fıtıklarının sadece %2-3’ü bel ağrısı yapsa da yaptığında ağrı şiddetli olacaktır.  İyi haber, herhangi bir cerrahi veya başka bir tedavi GEREKTİRMEKSİZİN disk protrüzyonu durumlarının önemli bir kısmında fıtık 3-6 ay içinde kendi kendine küçülecektir. Ancak, bu süreci daha rahat geçirmenin yollarını hekime veya fizyoterapiste danışabilirsiniz. Bacaklarda ilerleyici kuvvet kaybı, refleks kaybı ve his kaybı gibi durumlar ve/veya mesane/barsak problemleri var olmadığı müddetçe bel fıtıklarında genellikle cerrahiye ihtiyaç duyulmamaktadır. 

Spesifik Olmayan Bel Ağrısı İçin Ne Yapabilirim?

Her şeyden önce size uygun en doğru bilgiyi başvurduğunuz hekimden ve fizyoterapistten alabilirsiniz. Bir üstte yer alan, hekime ve fizyoterapiste mutlaka sormanız gereken soruları unutmayın. 

Spesifik olmayan bel ağrılarının tedavisinde herkes için genel geçer bazı bilimsel öneriler mevcut. Bunları kendinize hemen uygulayabilir ve çevrenizle paylaşabilirsiniz:

  1. Çoğu kişi için bel ağrısı daha iyiye gidecek ve geçecektir. Panik yapmayın.
  2. Yatak istirahatinden KAÇININ.
  3. Bir-iki günden fazla hareketsiz kalmayın. Kademeli bir şekilde eski günlük yaşamınıza dönmenin yollarını arayın.
  4. İşe gidebilirsiniz. Çalışma hayatına rahatlıkla, belki birkaç uyarlama ile, dönebilirsiniz.
  5. Eğer ki bu durum sizi fazlasıyla zorluyorsa ve ağrınızı yönetemiyorsanız hemen bir fizyoterapiste başvurabilirsiniz.

Her Şeyi Yaptım Bel Ağrısı Geçmedi. Ne Yapmam Gerekir?

Hastaların %20-30’unda bel ağrısı 8-12 haftadan uzun sürebiliyor. Bilmeniz gereken en önemli şey belinizde muhtemelen hasarlı bir yerin olmadığı. Kulağa şaşırtıcı geldiğinin farkındayım.

Bel ağrısının bu kadar ısrar etmesinin sebepleri arasında düşünceler, duygular ve yaptıklarımız yer alıyor.

  • Düşünceler: Endişe, olumsuz düşünceler, hareket korkusu, belin zayıf bir yapı olduğunu düşünmek vb.
  • Duygular: Yüksek stres, kaygı, üzüntü, öfke, hayal kırıklığı vb.
  • Yaptıklarımız: Uyumamak, aşırıya kaçmak, tükenmek, aşırı alkol ve sigara kullanımı, ağrı için diğer uyuşturucuların kullanımı, hareket etmemek, uzun süre yatak istirahati yapmak vb.

Bel ağrısını kronik, yani ısrarcı, bir duruma sürükleyen bu faktörler sinir sisteminin genel hassasiyetini arttırır ve ağrı toleransınızı azaltır. Belinizle ilgili aşırı korumacı ve hareket etmekten kaçınan bir tutum bunu destekleyerek ağrı ve “maluliyet” döngüsüne katkı sağlar. 

Kronik bel ağrısının nedenleri yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal faktörleri de kapsar. Bel ağrısının nedenleri bu denli karmaşık bir hal aldığında, fizik tedavi programları tek başına egzersizin ötesine geçer; sinir sisteminin hassasiyetini azaltmaya yönelik yaklaşımlar da tedaviye dahil edilir. Bu noktada bir fizyoterapistle birlikte egzersizler yapmak ve bel kaslarındaki kronik gerginliği hedefleyen manuel terapi teknikleri belirleyici bir rol oynar.

Bel ağrısıyla ilgili bana danışmak için bu formu doldurabilirsiniz.

Aynı zamanda Instagram’dan beni takip edebilirsiniz.

“Bel ağrısı neden olur? Tedavi seçenekleri nelerdir?” blog yazısının ilk bölümünü tamamladık. İkinci bölümü için buraya tıklayabilirsiniz. 

Bel Ağrım Geçmedi Ne Yapmam Gerekir?

Bel ağrısı çok fazla değişkene bağlı ve pek çok katkı faktörü mevcut. Bel ağrısının kaynağı ne olursa olsun tüm herkesin faydalanacağı bazı öneriler var:

  • Olumlu düşünceler ve duygular üzerine yoğunlaşın
  • Gevşemeyi öğrenin
  • “Normal” hareket etmeyi öğrenin
  • Sağlıklı yaşam tarzınızı sürdürmeye devam edin. Sağlık yaşamla ilginiz yoksa da ilginiz olsun :)
  • Aile, iş ve arkadaşlarla ilişkinizi kesmeyin.

Bunlar genel geçer psikososyal ve fiziksel öneriler. Ancak, tedavideki öneminin ne kadar büyük olduğunu ne kadar anlatırsam anlatayım yetmeyecektir. Tedavi için “size yapılan şeylere” de fazla güvenmeyin. “Size yapılan şeylerin” içinde cerrahiler, eklem manipülasyon ve mobilizasyonları, kayropraktik, masaj, kupa, kuru iğne, klasik fizik tedavi ve benzeri her şeyi katıyorum.

Fizyoterapist olmama rağmen kendi yaptığımız uygulamalara da gereğinden fazla güvenmemenizi söylüyorum. Bel ağrısı tedavisi için başvuracağınız hekim ve fizyoterapistin ağrı yönetiminde kendinizin yapabileceği yöntemleri ve fırsatları size anlatmalı ve öğretmelidir. Bazen hastalar bu ağrı yönetimini nasıl yapacaklarını kendileri bulabiliyorlar. Bazen de yardıma ihtiyaç duyuyorlar. İşte o zaman hekime veya fizyoterapiste başvuruyorlar. 

Fizyoterapist Bel Ağrısına Ne Yapar?

Başvurduğunuz hekim ve fizyoterapist öncesinde beraberce bel ağrısına bir tanı koyacak, olası “kötü” durumları eleyecek ve ağrınızı yönetebilmeniz, eski hareketliliğinize ve günlük yaşamınıza dönebilmeniz için size bir yol haritası çizecektir. Size nasıl yardımcı olabileceğimi öğrenmek için danışan başvuru formunu doldurabilirsiniz.

Yol haritası, sizin tedavi sedyesinde yattığınız ve size yapılan tedavileri içeren şekilde olmamalıdır. Bu yol pasif tedavi yoludur ve “düşük değerli bakım” olarak tanımlanan yaklaşımdır. Halbuki sizin “yüksek değerli bakıma” ihtiyacınız var. Bu da aktif tedaviyi içerir. Aktif tedavinin içinde tedavi edici egzersizler, günlük yaşam düzenlemeleri, tedavi edici iletişim yöntemleri ve benzeri yöntemler bulunur. 

Hatırlatmam gerekir ki size önerilen tedavi yaklaşımlarından (cerrahi, pasif tedaviler ve aktif tedaviler) hangisinin size uygun olduğuna karar vermeden önce şu 5 soruyu mutlaka sorun:

  1. Bel ağrısıyla ilgili en iyi kanıta dayalı tedavi yöntemleri nelerdir?
  2. Bel ağrısı tedavi yöntemlerin faydaları ve riskleri nelerdir?
  3. Bel ağrısı tedavisinde hekimin veya fizyoterapistin yapması gerekenler nelerdir?
  4. Hasta olarak sizin sorumluluklarınız ve yapmanız gerekenler nelerdir?
  5. Bel ağrısı için hiçbir tedavi almazsanız ne olur? 

Tedavi Sürecim Başladı Beni Ne Bekliyor?

Eğer bana danışmak istiyorsanız buraya tıklayarak genel tedavi yaklaşımımı ve buraya tıklayarak tedavi sürecini okuyabilirsiniz. Ancak, neyi tercih ederseniz edin şu an için bilimin önerdiği en etkili yaklaşımlara bir göz atalım. Basit gözükecektir ancak emin olun hepsi düşük risk içeren, ilaçsız, cerrahisiz ve en etkili bel ağrısı tedavi yöntemleri olarak önerilmektedir.

Korkunun kendisi ağrıdan daha kötüdür.

Olumlu Kalın

Herkes ağrıyı başka deneyimleyecektir. Bazen olumlu olmak zor gözükebilir. Düşük moral, kaygı, korku ve diğer olumsuz duygular bel ağrısının eşlikçileridir. Olumlu kalma çabanıza “bel ağrınızın büyük ihtimalle ciddi bir sebebe dayanmadığı” bilgisi fazlasıyla yardımcı olacaktır. Daha iyi olma ihtimaliniz ağrınızın kötüleşme veya geçmeme ihtimalinden ÇOK daha yüksek.

Aktif Kalın, İşi Bırakmayın

Bel ağrınızın ne zamandır olduğuna bakmaksızın rahat olduğunuz hareket miktarını ve şeklini bulup yavaş yavaş arttırmak toparlanmanıza büyük fayda sağlayacaktır. Bel bölgesini aşırı korumak iyileşmenizi geciktirecektir. Hareketsizliği genellikle istemiyoruz.

Harekete ve egzersize başlarken ilk etapta biraz ağrı hissetmenizin normal olduğunu unutmayın. Ağrıdan veya tekrar yaralanmaktan korkmayın. Korkunun kendisi ağrıdan daha kötüdür. Tekrar yaralanacağınız hareketlerden vücudunuz zaten kaçınır. Korkmadan ama bilinçli bir şekilde hareket edin ve egzersiz yapın. Aksi takdirde iyileşmeniz gecikebilir veya ağrınız şiddetlenebilir. 

Korkunuzu yenmenin en kolay yollarından bir tanesi kademeli maruziyet olarak tanımlanan yöntemdir. Rahat olan hareketleri ve süreyi bulun. Yavaş yavaş arttırmaya çalışın. Bu esnada ağrıyı azaltmaya veya alevlenmeyi önlemeye yardımcı olmak için de çeşitli nefes egzersizleri ve fiziksel aktivite düzenlemeleri tercih edebilirsiniz. Hareket miktarınız arttıkça ve günlük yaşama devam ettikçe ağrınızın azalmaya başladığını hissedeceksiniz. 

Bel ağrısı için 24 saatten uzun yatak istirahati YAPMAYIN. Akut yaralanma gibi bazı nadir durumlarda hekim ve fizyoterapist size daha uzun istirahatler önerebilir. Ancak, yine de 24 saatten uzun yatak istirahatinin çoğunlukla iyileşmeyi olumsuz yönde etkilediğini biliyoruz. Yaptığınız işe gerekirse ufak değişikliklerle de olsa çalışmaya devam edin. İş yerinde aktif kalmak bel ağrısının iyileşmesine olumlu katkı sağlayacaktır. 

Egzersiz

Günlük egzersiz rutinini takip etmek vücudun sahip olduğu ağrı kesici mekanizmaları devreye sokup sinir sisteminin genel hassasiyetini azaltmaya yardımcı olacaktır. Bel ağrısı tedavisinde ve günlük işlevselliğin artmasında egzersiz çok önemli bir yer tutar. Egzersizlerin ne çok ne de az gelmesi, orta yolun bulunup kademeli maruziyet çerçevesinde ilerletilmesi gerekiyor.

Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları

Spesifik olmayan bel ağrısı ve genel olarak ağrılı pek çok durumda uyku kalitesinin pek çok ilaçtan daha etkili olduğu biliniyor. Uyku zamanı, uyku süresi, ekran maruziyetinin azaltılması ve alkol ve kafein tüketimine dikkat edilmesi uyku kalitesi için çok önemli. Uyku ve ağrı ilişkisine yönelik ayrı bir blog yazısı yazmam gerekir ancak meditasyon, hipnoz, düzenli egzersiz, gevşeme yöntemleri ve rutinler kaliteli bir uyku için oldukça faydalıdır.

Sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla ilgili yanlış anlaşılan bir durum var. Sanki hepsini aynı anda yapmak gerekiyormuş gibi algılanabiliyor.

Sağlıklı beslenme temel olarak obezitenin ve vücuttaki genel inflamasyonun önlenmesi açısından önemli. Kilo ile bel ağrısı arasında net bir ilişki olmasa da (çalışmaların bir kısmı ilişkili derken, bir kısmı ilişki yoktur diyor) bildiğimiz şey bel bölgesinin yük toleransı aşıldığında ağrı yaşama riskinin artması ve obezitede vücudun genel ağrı hassasiyetinin artması. Bu açıdan baktığımızda beslenme düzeni önem kazanıyor.

Sigara kullanımı bel ağrısında riski bir miktar arttırıyor. Aynı zamanda vücudun oksijeni kullanma yetisini etkiliyor ve genel fiziksel aktivitede azalmaya yol açıyor. Bir an önce bununla ilgili destek almak isteyebilirsiniz. 

Alkol tüketimi uzun vadede dolaylı olarak bel ağrısına etkide bulunuyor. Uyku kalitesini düşürmesi, genel ruh halini olumsuz yönde etkilemesi ve başka özelliklerinden dolayı bel ağrısı tedavisinde kontrol altına alınmasını öneriyorum.

Sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla ilgili yanlış anlaşılan bir durum var. Sanki hepsini aynı anda yapmak gerekiyormuş gibi algılanabiliyor. Halbuki bir tanesini yapmak bile yeter. Gerisi gelirse kendiliğinden çorap söküğü gibi gelir. 

Hem birinci hem de ikinci bölümde yazdığım her şeyi özetlemek gerekirse:

  • Bel ağrısından korkmayın. Aşırı korumacı olmayın. Sizin için değerli olan aktivitelerde bulunmaya devam edin.
  • Olumlu kalmaya özen gösterin.
  • Bel ağrısı çoğunlukla kendi kendine rahatlayacaktır.
  • Hareketliliğiniz arttıkça ağrınızın biraz artması normaldir. 
  • Vücudunuzda çok kuvvetli ağrı kesiciler üretiliyor. Bunu kullanmanın iki kolay yolu var: Sosyal destek ve egzersiz rutini.
  • Sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları edinmeye çalışın.
  • İşi bırakmayın. 
  • Yalnız değilsiniz. Size yardımcı olacak insanlar var.

Bel ağrısı yaşıyorsanız ve benim size nasıl yardımcı olabileceğimi öğrenmek istiyorsanız bu formu doldurun. 

Beni Instagram’dan edebilirsiniz.

İleri Okuma

Maher C, Underwood M, Buchbinder R, Non-specific low back pain, Lancet 2017 Feb 18;389(10070):736-747. doi: 10.1016/S0140-6736(16)30970-9. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29573870/

Lin I, Waller R, Wiles L, et al., What does best practice care for musculoskeletal pain look like? Eleven consistent recommendations from high quality clinical practice guidelines: systematic review, BJSM, 2019, Mar 2. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30826805/

Qaseem A, Wilt TJ, McLean RM, Forciea MA, Clinical Guidelines Committee of the American College of P. Noninvasive Treatments for Acute, Subacute, and Chronic Low Back Pain: A Clinical Practice Guideline From the American College of Physicians. Ann Intern Med. 2017 Apr 4;166(7):514-30. PMID: 28192789. doi: 10.7326/M16-2367. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28192789/

Sıkça Sorulan Sorular

Bel ağrısı olan hastaların %90-95’inde belirli bir yapısal hasar bulunmaz; bu tabloya spesifik olmayan bel ağrısı denir. Bel kaslarındaki gerginlik, uzun süre hareketsiz kalmak, ani zorlanma, yorgunluk ve stres en yaygın katkı faktörleridir. Hastaların yalnızca %1-5’inde kırık, enfeksiyon, fıtık veya romatizmal hastalık gibi spesifik bir neden vardır.

Spesifik bel ağrısı şüphesi yoksa MR ve diğer görüntüleme yöntemleri önerilmez. Bel ağrısı olmayan kişilerde bile %80’e varan oranda disk dejenerasyonu, %50-60 oranında bulging görülür; bunlar yaşa bağlı normal değişikliklerdir ve ağrının kaynağını göstermez.

Spesifik olmayan bel ağrılarının büyük çoğunluğu birkaç hafta içinde kendiliğinden rahatlar. Başlangıçtan 3 aya kadar süren ağrıya akut, 3-6 aydan uzun sürene kronik (ısrarcı) bel ağrısı denir.

Bel ağrısında yatarak dinlenmek çoğunlukla iyi gelmez. Kontrollü hareket ve egzersiz bel bölgesini daha dirençli hâle getirir ve ağrının tekrarlamasını azaltır; ağrının geçmesini bekleyip hareketsiz kalmak süreci uzatır.

Bel fıtıklarının yalnızca %2-3’ü bel ağrısına yol açar. Disk protrüzyonlarının önemli bir kısmı cerrahi gerekmeksizin 3-6 ay içinde kendiliğinden küçülür. Bacaklarda ilerleyici kuvvet kaybı, refleks veya his kaybı ya da mesane/barsak problemi yoksa genellikle cerrahiye ihtiyaç duyulmaz.

Img | Fzt. Onur Seyrek

Ağrısız ve Özgür Harekete Giden Yol

Belirtileriniz net değilse ya da hem lokal hem yaygın ağrılarınız varsa benimle iletişime geçebilirsiniz. Size özel bir değerlendirme ve planlama ile ağrılarınızı yönetmenize yardımcı olabilirim.